Menü Varış Haber - Antalya Haber, Antalya Haberleri - Antalya Haber, Antalya Haberleri, Antalya Online Haber, Antalya Haber, Antalya Yerel Haberler
Tarih: 15.03.2026 10:00
DOÇ. DR. YASEMİN LEVENTELİ UYARDI.. ‘TERMESSOS MİLLİ PARK’I KORUNMALI’

DOÇ. DR. YASEMİN LEVENTELİ UYARDI.. ‘TERMESSOS MİLLİ PARK’I KORUNMALI’

Facebook Twitter Linked-in

AKDÜ Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Yasemin Leventeli, Olimpos Beydağları ve Termessos Milli Parkı gibi ekolojik ve arkeolojik açıdan hassas bölgelerde yoğun turizm yatırımlarının jeolojik denge ve doğal ekosistemler üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Doç. Dr. Yasemin Leventeli, özellikle Termessos bölgesi, antik önemini yanı sıra, Antalya'nın en büyük su kaynaklarını barındırdığını ifade ederek korunması gerektiğini ifada etti.

Milli Parklar Kanunu 12 Mart 2026'da TBMM'de kabul edilmişti. Yeni düzenleme ile birlikte doğayı tahrip edenlere 1 ila 3 yıl hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası getirilirken, milli parklara izinsiz girişlere ise yüksek idari cezalar öngörülüyor. Ayrıca kaçak yapıların yıkılması ve Doğa Koruma ile Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne döner sermayeli işletme kurumu yetkisi de verildi. Bu düzenlemenin doğayı korumak yerine ticari kullanıma açabileceği endişesi de beraberinde geldi. Hal böyle olunca Milli Park alanlarında bulunan ender türlerde tehdit altında kaldı. Ekolojik ve kültürel mirasın jeolojik boyutuna değinen Akdeniz Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yasemin Leventeli, Olimpos Beydağları ve Termessos gibi hem ekolojik hem arkeolojik açıdan hassas alanlarda turizm yatırımları, kıyı ekosistemleri ve jeolojik miras üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilir mi? Sorusunu yanıtladı. Doç. Dr. Leventeli, ekolojik ve kültürel mirasın korunmasında jeolojik faktörlerin belirleyici rol oynadığını ifade ederek özellikle Olimpos Beydağları ve Termessos Milli Park'ı gibi hassas alanlarda planlanan turizm yatırımlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

KÜLTÜREL-TARİHSEL MİRASI KORUMAYI AMAÇLIYOR

Doç. Dr. Leventeli, jeoloji mühendisliği perspektifinden bu alanların korunmasında jeomorfolojik bütünlüğün korunması, kayaçların stabilitesinin bozulmaması, yeraltı su rejiminin ve kıyı dinamiklerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, doğal erozyon süreçlerinin hızlandırılmaması ve arkeolojik tabakaların jeoteknik güvenliğinin gözetilmesi gibi kriterlerin belirleyici olduğunu ifade etti. Ayrıca jeoloji mühendisliğinde karar süreçlerinde "MEZE" olarak adlandırılan maliye, emniyet, zaman ve estetik çevre kriterlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, estetik çevre parametrelerinin doğayı ve kültürel-tarihsel mirası korumayı amaçladığını söyledi. Özellikle Termessos Milli Park bölgesinin yalnızca arkeolojik değeriyle değil, aynı zamanda Antalya'nın önemli içme suyu kaynaklarını barındırmasıyla da kritik bir konuma sahip olduğunu dile getiren Doç. Dr. Leventeli, bu nedenle geniş alanlara yayılan küçük ölçekli otel yatırımlarının geri dönüşü zor çevresel zararlar yaratabileceğine dikkat çekerek çözümün ekolojik turizm anlayışında aranması gerektiğini ifade etti.

TERMESSOS SU KAYNAKLARI BAKIMINDAN ÖNEMLİ

Doç. Dr. Leventeli, açıklamadında şu sözlere yer verdi: "Jeoloji mühendisleri olarak attığımız her adımda Maliyet (M), Emniyet (E), Zaman (Z) ve Estetik-çevre (E). Biz buna kısaca (MEZE) diyoruz. MEZE'yi göz önünde bulunduruyoruz. Estetik-çevre diye tanımladığımız son parametre doğayı ve kültürel-tarihsel mirası korumak için vardır. Termessos bölgesi, antik önemi yanı sıra, Antalya'nın en büyük su kaynaklarını barındırır ve şehrin içme suları buradan temin ediliyor."

"HER YATIRIMIN DOĞA DOSTU OLMASINA DİKKAT ETMEK ZORUNDAYIZ"

Termessos'un korunması gereken önemli bir bölge olduğunu söyleyen Doç. Dr. Leventeli, "Bu ve benzeri bölgelerde yapılacak her yatırımın doğa dostu olmasına dikkat etmek zorundayız. Bölge ekonomisinde turizm önemli bir yer tutmakta. Bu durumda yapılacak tek şey ekolojik turizme ağırlık vermektir. Sorunuza gelince, söz konusu turizm yatırımları geniş alana yayılan otellerse evet, geri dönüşü olmayan zararlar verebilir. Bununla birlikte, projelerin niteliği ve boyutlarına bağlı olarak bu zararlar farklı ölçekte olacaktır diyebilirim" ifadelerini kullandı. /ANTALYAGÜNDEM




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —