MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren Milli Parklar Kanunu Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, korunan alanların yönetiminde boşlukları giderecek bu düzenlemenin önemine dikkat çekti. Durgun, teklifin yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, kurumsal kapasiteyi güçlendiren kapsamlı bir çerçeve sunduğunu vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren 230 Sıra Sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde söz alan Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, teklifin korunan alan yönetiminde mevcut idari ve hukuki boşlukları gidermeyi amaçladığını belirtti. Konuşmasında, kurum isimlerinin yeni statüye uygun şekilde güncellenmesi, görev ve yetki alanlarının netleştirilmesi ile gelir kalemlerinin belirlenmesinin mali ve idari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını ifade eden Durgun, denetim kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi.

ANTALYA'NIN KORUMA VARLIĞI
Durgun, memleketi Antalya'nın Türkiye'nin en önemli koruma alanlarına sahip şehirlerden biri olduğunu hatırlatarak kentteki doğal alan envanterini paylaştı. Antalya'da beş millî park, beş tabiat parkı, üç tabiat koruma alanı, on tabiat anıtı, sekiz yaban hayatı geliştirme sahası, bir ulusal ve üç mahalli öneme sahip sulak alan, bir alageyik üretim merkezi, dokuz deniz kaplumbağası yuvalama kumsalı, 58 devlet avlağı, on genel avlak ve dört örnek avlak sahası bulunuyor.
"MİRASIMIZ ECDADIN EMANETİDİR"
Durgun, "Yatırım rakamları elbette önemlidir; asıl mesele bu alanların millî menfaatlerimizi gözeten, bilimsel ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla korunmasıdır. Koruma–kullanma dengesini gözetmeyen modeller sürdürülebilir olamaz. Bu kutsal toprakların her karışı ecdadımızın emanetidir ve onu korumak milletçe omuz omuza taşıyacağımız tarihî bir sorumluluktur" dedi.

AVCILIKTA DİJİTAL DÖNÜŞÜM ŞART
Konuşmasında avcılık faaliyetlerine de değinen Durgun, Türkiye'de avcıların oluşturduğu iç turizm hacminin yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve bu hareketliliğin kırsal ekonomiye doğrudan katkı sağladığını söyledi. Durgun, konuşmasını, avlak sınırlarının dijital ve erişilebilir haritalarla netleştirilmesi, AVBİS altyapısının güçlendirilmesi, kota planlamasının bilimsel, adil ve sürdürülebilir şekilde yapılması, avlak kapatma kararlarında yazılı ve bilimsel gerekçe zorunluluğu ile avcı dernekleri ve paydaşların karar süreçlerine daha etkin katılım sağlanmasının önemine dikkat çekerek tamamladı. /LİDER - Emre GÜNDOĞDU