Antalyalı hayvanseverlerin sokak hayvanlarına yönelik yasaya karşı mücadelesi sürüyor. Attalos’ta bir araya gelen hayvanseverler yasanın iptaline yönelik yaptıkları basın açıklamasında bir kez daha, “Barınaklar yaşam alanı değil, ölüm kampı” diye haykırdı
Attalos Pati Gönüllüleri, Attalos Meydanı’nda yaptıkları basın açıklamasıyla, 30 Temmuz 2024’te Meclis’ten geçen ve kamuoyunda ‘kanlı yasa’ olarak anılan düzenlemeye sert tepki gösterdi. Grup adına basın açıklamasını okuyan Attalos Pati Gönüllüsü Özlem Başargil, söz konusu yasanın sahipsiz hayvanları korumak yerine sistematik bir şekilde ölüme sürüklediğini ifade etti. Başargil, iktidarın “sokakta kedi köpek olmaz” söylemiyle hayvanların sokaklardan toplandığını hatırlatarak, “Hayvanlar barınaklara kapatıldı. Refah içinde yaşayacakları söylendi ancak gerçek bambaşka çıktı. Kafeslerde, pislik içinde, aç ve susuz bırakılarak, hastalıklarla boğuşturularak, işkence edilerek katledildiler. Yaşam alanı dedikleri yerler ölüm kamplarına dönüştü” dedi. “Barınaklar kan kokuyor” ifadelerini kullanan Attalos Pati Gönüllüsü, hayvanların yaşam hakkının doğuştan gelen temel bir hak olduğunu vurguladı. Anayasa’nın 56. maddesinin devlete doğal yaşamı koruma yükümlülüğü getirdiğini hatırlatan Özlem Başargil, çıkarılan yasanın bu yükümlülüğün açık ihlali olduğunu söyledi. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun hayvanların yaşam hakkını tanıdığını anımsatan Başargil, “Yapılan değişikliklerle ‘uyutma’ adı altında öldürmenin önü açıldı. Bu hem mevcut yasal düzenlemelere hem de Avrupa Hayvan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır. Buna rağmen her gün ülkenin dört bir yanından hayvan ölümleriyle ilgili haberler geliyor ve toplumun vicdanı zedeleniyor” diye konuştu.
‘BU YAPILANLAR YARINA KALMAZ’
Özlem Başargil, barınaklarda yaşanan vahşete dair örnekler de vererek, Bursa Osmangazi, Gebze, Ümraniye, Mamak, Kars, Erzincan ve Osmaniye barınaklarında yaşanan olayların kamuoyunun hafızasında yer ettiğini belirtti. Sağlıklı hayvanların öldürülerek çöpe atıldığını, bazı hayvanların diri diri gömüldüğünü, açlıktan birbirini yemek zorunda kalan hayvanların bulunduğunu ifade eden Başargil, “Bu insanlık dışı olaylar ne yazık ki bu ülkede yaşanıyor” dedi. Milletvekillerine de çağrıda bulunan hayvansever Başargil, “Bu canları korumayan, onlar için sesini çıkarmayan hiçbir vekile, hiçbir partiye oy yok. Ülkenin her yerinde ölüm kampları kurulmuşken sessiz kalamazsınız. Bu yapılanlar yarına kalır ama yanınıza kalmaz” ifadelerini kullandı. Kamuoyunda bilinçli bir şekilde ‘köpek sorunu’ algısı yaratıldığını savunan Özlem Başargil, Türkiye’de cinayetler, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, trafik kazaları ve orman yangınlarıyla ilgili resmi verileri hatırlatarak, “Bunların hiçbirine köpekler sebep olmadı. Ama hiçbir suçu olmayan hayvanlar kafeslerde ölüme terk ediliyor. Bu adil mi?” diye sordu. “Köpeklere sahipsiz ve başıboş diyenler var” diyen Başargil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlar sahipsiz değil. Sahibi bizleriz. Biz o canlara evlat dedik, can dedik. Kimsenin kanlı ellerine teslim etmeyeceğiz. Öldüren değil, yaşatan bir yasa çıkana kadar mücadele edeceğiz. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Hayvana, insana, yeryüzüne özgürlük.”