Antalya’nın 9 kilometrelik 'Tufa Kıyı Falezleri’nde yapılan incelemelerde, asansörlerden tünellere, betonarme ve ahşap barakalardan plaj düzenlemelerine kadar 26 noktada kaçak yapı tespit edildi. Koruma altındaki alandaki işgaller ilgili kurumlara bildirilirken, bazı yapılar için mühürleme ve yıkım süreci başlatıldı.
Antalya'nın falezlerinde beton ve ahşap 2 barakaya ilişkin haberinin ardından yapılan incelemelerde, kaçak işgalinin onlarca noktada yaşandığı ortaya çıktı. 26 noktadaki asansörlerden tünellere, betonarmeden çadıra tüm işgaller, ilgili kurumlara bildirildi.
26 AYRI NOKTADA KAÇAK YAPI
Kentin, 'Tufa Kıyı Falezi' özelliğiyle dünyada tek olan falezlerinde yapılan biri ahşap, diğeri betonarme ve asansörlü 2 barakaya ilişkin haberlerin ardından Muratpaşa Kaymakamlığı ile Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı tarafından 9 kilometrelik falezlerde inceleme yapıldı. İncelemeler neticesinde Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı, falezlerdeki kaçak yapılarla ilgili rapor hazırladı. Rapora göre, 26 ayrı noktada evsizlerin barakalarından lüks otellerin plaj yapıları ve kaçak asansörlerden kayalıklar içine yapılan tünellere çok sayıda kaçak uygulama tespit edildi. Rapor; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muratpaşa Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü'ne gönderildi.

TUFA KIYI FALEZİ DÜNYADA TEK
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden, falezlerle ilgili çalışmaları bulunan Prof. Dr. Nihat Dipova, Antalya'daki falezleri sadece falez olarak tanımlamamak gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Dipova, açıklamasında, "Antalya 'Tufa Kıyı Falezleri', bu özelliğiyle dünyada tek. Falez nadir bulunan bir yapıdır, kıymetlidir. Tufa kayacı da nadir bir kayaçtır, o da kıymetlidir. Ama bunların ikisini bir araya getirdiğimizde hatta bunun üzerine falezin sürekliliğini de eklediğimizde dünyada 9 kilometre sadece suyla temas halinde olan bir kıyı falezi var. Bunların üniform bir yüksekliği var, 35 metre civarında. Bunları da eklersek kıymeti daha da artıyor. Hem dünyada tek hem de çok kıymetli" dedi.

"ANTALYA'NIN SİMGE DEĞERİNİ KORUMALIYIZ"
Falezlerin Antalya'nın simgeleri arasında birinci sırada olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dipova, "Antalya'yı ziyaret edenlerin aklında ilk olarak falezler kalır. Jeoturizm değeri katlanarak artıyor. Bunu ön plana çıkarmamız ve Antalya'nın simge değerini korumamız lazım. Falezlerle ilgili çalışmalarım 15- 20 yıl önce başladı. Kaya kopmaları, düşmeler, göçmeler, böyle riskler konuşuluyordu. O amaçla araştırdım, çalışmamı tamamlayıp yayınlar yaptım ama o süreçte bir şey fark ettim ki bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. 'Efendim orada kayanın göçme tehlikesi var. İnsanlara zararı nedir', bu açıdan bakıyorduk eskiden. Halbuki burası çok kıymetli, jeosit niteliğinde bir yapı. Çünkü risk olarak gördüğümüz göçmeler, anladık ki zaten o falez yapısının oluşmasının en önemli mekanizmasıymış. Bakış açımızı değiştirip bu falezleri koruyup, simge değerini daha da öne çıkarmamız gerekiyor" diye konuştu.
"BU HABİTATIN KORUNMASI GEREKİYOR"
Bugünkü durumda 'Turizm geliri elde edelim' derken aslında gerçek jeoturizm değerine ciddi zararlar verildiğini belirten Prof. Dr. Dipova, "Siluetin kapanmaması gerekiyor. Denizden baktığınızda, bir tekne turunda falezin tamamını görebilmeli, inceleyebilmelisiniz. Deniz seviyesine kadar bütün kayaları izleyebilmelisiniz. Bir de burada bir doğal habitat var. Kuşundan yılanına, Akdeniz fokundan yarasalarına kadar. Gelişen teknoloji şu anda insan tahribatını artırmaya başladı. Bir şekilde asansör yapıyor, merdiven yapıyor ve tahribat arttı. Ama yakın zamana kadar burası ulaşılamaz yerlerdi. Hala da falezlerin birçok kesimi insanın ulaşamayacağı yerlerde ve bu yaban hayatı bu yüzden korunabildi ve mağaralar yarasalar tarafından kullanıldı. Bu habitatın korunması gerekiyor. Antalya falezlerinin hak ettiği koruma statüsü jeosittir" dedi.
"DÜNYADA ÇOK NANDİR BULUNAN BİR KAYA"
Falezler üzerine inşa edilen deniz platformları, iskeleler, asansörler, merdivenlerin hem silüeti kapattığını hem de kayalara zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Dipova, "Bu yapılar masum gibi görünüyor. Hafif yapılar, sökülebilir yapılar. Fırtına dönemlerinde sağlamlığı sağlayabilmek için mecburen demir kullanılıyor. Demir de tuzlu suyun içinde çok kısa sürede pas tutuyor ve bu paslar kayanın üzerine akıyor, o kaya çevresindeki habitat zarar görüyor. Bu kaya herhangi bir kaya değil dünyada çok nadir bulunan bir kaya ve bu kayanın silüetini, görüntüsünü bozduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Beton da yapay bir üründür. Antalya tufa kıyı falezi kadar olmasa dahi herhangi alelade bir falezde dahi yurt dışında birçok yeri gezdim, bunları yapmak mümkün değil" diye konuştu.

"FALEZLER YAPILAŞMAYA KAPALI"
Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanı Avukat Duygu Kozanoğlu, falezlerin oluşumunun milyonlarca yıl olduğuna dikkati çekerek, "Bu alanlar kesin korunacak hassas alanlar kapsamında nitelendirilmiştir. Hepsi kaçak mı? Bu sorunun cevabından ziyade aslında tamamıyla buranın yapılaşmaya kapalı, koruma altında, bu nedenle herhangi bir eklenti veya günübirlik yapılanma dahil herhangi bir şeyin yapılamaz. Bu alanların korunması mühim. Bu yapıların kaçak olduğunu görüyoruz" dedi.
"ANTALYA'NIN KİMLİĞİNE SALDIRI"
Mevzuata göre kesin korunacak hassas alanda yapılan aşmaların tamamen hatta bildirimsiz doğrudan yıkılması gerektiğini belirten Kozanoğlu, "Yani alanın boşaltılması, bu işgalin geriye alınması, işgalden önceki haline geri getirilmesi öngörülüyor. Yapılması gereken aslında bunlar. Bunları da kurumların kendi iç düzenlemeleriyle, daha çok Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü, belediyeler aracılığıyla bu yetkilerini kullanabiliyor" diye konuştu.
Falezlerdeki tüm bu yapıların Antalya'nın kimliğine yapılan bir saldırı olduğunu söyleyen avukat Kozanoğlu, "Bunları sadece çevreye yapılan bir tahribat olarak görmek çok mümkün değil. Antalya'nın kent kimliğine saygısızlık, bir saldırı olarak görüyoruz. Bunların oluşması mümkün değil. Özellikle korunması lazım. Bu noktada yetkilileri de duyarlı olmaya çağırıyoruz" dedi.
Kozanoğlu, ayrıca, "Vatandaşlarımız bu tarz ihlalleri gördükleri zaman kesinlikle başvurabilecekleri kurumlar var. Bu konuda büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile Alo 181 Çevre Hattı'ndan başvuru yapabilirler. Yapılan ihlalin ne olduğunu tam tespit edemiyorlarsa dahi bilgi edinme hakkı başvurusuyla da bunların tespitlerini yapıp mutlaka ilgilileri göreve davet etmek, Antalya'ya sahip çıkmak hepimizin ödevi. Burada sadece kamu görevlilerine bu yükümlülüğü bırakmayalım. Biz de bu denetim süreci içinde olalım istiyoruz" diye konuştu.

APARTMANIN ÖZEL ASANSÖRÜ MÜHÜRLENDİ
Öte yandan Deniz Mahallesi 133 Sokak'taki Adalya Apartmanı'nın 40 yıl önce üzerinden delinerek asansörlerle inilip tünel ve mağara içine yapılan betonarme baraka yapı ve oradan denize inilebilen merdivenli plajı Muratpaşa Kaymakamlığı'nın talimatıyla Muratpaşa Belediyesi tarafından mühürlendi. Falezler üzerindeki işgallere yönelik geçen yıl da Antalya Valiliği tarafından bir otele ait asansör ve denize sıfır plaj yapısı kaldırılmıştı.
BELİRLENEN 26 NOKTADAKİ YAPILAR
Muratpaşa Kaymakamlığı ve Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı tarafından hazırlanan raporla 26 diğer nokta da tek tek belirlendi, buradaki kaçak yapıların da kaldırılması gündeme geldi. Falezlere yapılan müdahalelerle ilgili tespit edilen noktalar şöyle:
"Atatürk Parkı'ndan falezlere inen demir merdiven ve atıklarının oluşturduğu kirlilik. Adalya Apartmanı kaçak asansör ve betonarme baraka. Karaalioğlu Parkı falezlerindeki baraka plaj yapısı. Perge Otel asansör ve baraka plaj yapısı. Ramada Otel tünel ve kayalıklar üstündeki demir konstrüksiyon plaj. Talya Otel, falez kayalıklar içindeki eski gece kulübü olarak kullanılan demir baraka yapı ve tünel yapı. Talya-Cender otelleri arasında Fevzi Çakmak Caddesi'ndeki seyir alanı kısmında falezlerde kimliği belirsiz kişinin kullandığı mağara yapı. Cender Otel önündeki kısımda eski santral binası. Paşakavaklar şelalelerinin yok olduğu ATSO Sosyal Tesisi olarak inşa edilen ve Lara Balıkevi olarak işletilen yerin baraka plaj yapısı. Eski mezbaha alanı atıkları. Falez Park içinde, falezlere sıfır inşa edilen restoran ve diğer iş yerleri. Adonis ve Delta otellerine ait asansörler ve plaj üzerine yapılan demir-beton baraka plaj yapılar. Konserve Koyu halk plajı baraka plaj yapısı. La Boutique Otel'in Konserve Koyu'na yaptığı betonarme büyük bir yapı, asansör ve plaj. Bambus Plajı baraka plaj yapısı. Erdal İnönü Parkı'ndan inilen baraka plaj yapısı. The Marmara Otel tünelle sahile çıkış ve baraka plaj yapıları, deniz içindeki falez yapıda da demir müdahaleler. BML Beach (Konserve Koyu) paslı demirlerin kayalıkları kirlettiği baraka plaj yapısı. Akra Barut Otel asansör ve deniz kenarındaki betonarme uygulamalarla baraka plaj yapıları. Fener Parkı yakınında merdivenler ayrıca kimliği belirsiz şahısların kullandığı mağaralar. Engelsiz Park yakını ahşap baraka. Falez 4 Parkı yakınlarında falezler üzerindeki çadır bir yapı. Ayrıca bazı noktalardan da denize inen demir merdivenler." /MİLLİYET.COM.TR
