Antalya’da tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturmada, para transfer iddialarıyla gündeme gelen kuyumcu E.K. ile muhasebeci ve oğlunun ifadeleri dosyaya girdi. İddianameye yansıyan beyanlarda tarafların birbirini suçladığı, para transferlerinin, “altın ticareti gibi gösterilerek” gerçekleştirildiği iddiaları yer aldı. Soruşturmada, toplam 6 milyon 850 bin TL’lik para hareketiyle ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Antalya Büyükşehir soruşturması kapsamında, ilk ifadesinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen kuyumcu E.K’nin, bir süre sonra cezaevi yönetimine dilekçe vererek “etkin pişmanlık” hükümleri çerçevesinde yeniden ifade vermek istediği öğrenildi. E.K, ikinci ifadesinde daha önce hatırlayamadığını söylediği para transferlerinin gerçekte altın ticaretiyle ilgisi olmadığını, işlemlerin muhasebecisi ve muhasebecinin oğlu aracılığıyla kendisinden talep edildiğini ileri sürdü.
ALTIN ALIMINA İLİŞKİN OLMADIĞINI İDDİA ETTİ.
Dosyada yer alan ifadelere göre E.K, işyerine ait banka hesapları üzerinden 01-02 Şubat 2024 ile 20-21 Mayıs 2024 tarihlerinde gerçekleştirilen toplam 6 milyon 850 bin TL tutarındaki para transferlerinin, ilk beyanında söylediğinin aksine altın alımına ilişkin olmadığını iddia etti. E.K, para gönderilen isimler olan Z.M. ve N.E’yi şahsen tanımadığını, bu isimlerin kim olduklarını ise soruşturma dosyası kapsamında öğrendiğini belirtti. E.K, Transferlerin, işyerine getirilen nakit paralar karşılığında “altın alınmış gibi gösterilerek” yapıldığını, bu talebin muhasebecisinden geldiğini öne sürdü.
“20 YILLIK MUHASEBECİME GÜVENDİM”
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre, ifadesinde özellikle muhasebecisi E. T. Ç. ile olan uzun yıllara dayanan ilişkisine dikkat çeken E.K., muhasebecisinin yaklaşık 20 yıldır işyerinin mali müşavirliğini yaptığını, kendisini bir büyüğü gibi gördüğünü ve tüm mali işlemler için yetkilendirdiğini belirtti. E.K.’nin anlatımına göre ilk para transferinden bir gün önce muhasebeci kendisini telefonla arayarak ofisine çağırdı. Görüşmede, muhasebeci ve oğlu S.Ç, kendilerinin yapması gereken 2 milyon 500 bin TL tutarında bir ödeme olduğunu, ancak kendi hesaplarından bu parayı göndermelerinin sorun yaratacağını söylediğini ileri sürdü. Paranın, E.K.’nin işyeri hesabı üzerinden gönderilmesi istendiği ifade edildi.
GÜVENDİĞİM İÇİN BU İSTEĞİNİ KABUL ETTİM
E.K., “Ayrıca benim muhasebe işlemlerini de kendileri takip ettikleri için bu para gönderme işlemine ilişkin olarak kendilerinin fatura işlemlerini halledeceklerini belirttiler. Ben yıllardır tanıdığım ve hatta maliye ile ilgili tüm işlemleri takip etmesi için yetki verdiğim ve kendisine güvendiğim için bu isteğini kabul ettim. Hatta bu görüşmede kendisine tek seferde 500 bin TL para havalesi yapabildiğimi, parça parça gönderebileceğimi, eğer hesabımda para olmaz ise ertesi güne havalenin kalabileceğini söylediğimde kendileri kabul ettiler.” iddiasında bulundu.
BELİRTTİKLERİ HESABA ATMAMI İSTEDİLER
Bu ödemeden sonra muhasebecisi tarafından tekrar ofise çağrıldığını ileri süren E.K., “Yukarıda anlattığım para gönderme olayından sonra muhasebecim yine hatırladığım kadarı ile beni aktarılan paranın ilk gönderim tarihi olan 20 Mayıs 2024 tarihinde ya da bir gün öncesinde beni işyerlerine çağırdı. Ben işyerine gittiğimde yine oğlu ile bana yine birine ödemelerinin olduğunu, daha önceki yaptığımız gibi altın almış gibi göstererek söyledikleri hesaba para aktarma işlemi yapmamı, işlemin yaklaşık 4 milyon 300 bin TL civarında olduğunu, parayı belirttikleri hesaba atmamı istediler. Bende yukarıda da söylediğim gibi kendisi benim muhasebemi takip ettiği için herhangi bir olumsuzluk sezinlemediğim için isteğini bir önceki gönderme işleminde olduğu gibi parça parça gönderim yapabileceğimi söyleyerek kabul ettim.” ifadesini verdi.
ALTIN TİCARETİ İLE İLGİLİ İŞLEMLER DEĞİLDİR
İlk para gönderim tarihinde muhasebecinin oğlunun kendisine bir valiz ile geldiğini ifade eden E.K, valiz içerisinde bulunan parayı iki farklı günde söylenilen banka hesabına aktardığını söyledi. E.K, “Ben ilk ifademde bu para gönderme işlemlerinin her ne kadar almış olduğum altın karşılığı yaptığımı söylesem de söz konusu işlemler altın ticareti ile ilgili işlemler değildir. Ben bunu cezaevine girdikten sonra hatırladım.” dedi.
CEZAEVİNE GİRDİKTEN SONRA HATIRLADIM
E.K, ifadesinin devamında ise çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. E.K, “Gözaltına alındığım tarihten takribi 25-30 gün kadar önce muhasebecim bir gün işyerime geldi. Bana telefonumu işyerimde bırakarak yanında gitmemi istedi. Ben de kendisi ile dediğini yaparak işyerimin dışında bir iki dükkân kadar ileride ara sokakta bana hitaben “biz sana iki farklı para gönderme işlemi yaptırmıştık. Bununla ilgili gelip soran falan olursa altın aldım parasını attım. Hatta param çıkışmadı bir kısmını öbürsü gün attım dersin. Bunun dışında başka bir şey söylersen senin için ve şirketin için iyi olmaz” söyledi. Ben olayı cezaevine girdikten sonra hatırladım. Sonradan şahsın beni üstü kapalı olarak tehdit ettiğini düşündüğüm için bu olaydan tutuklu bulunduğum ilk bir hafta avukatıma dahi söylemedim.” iddiasında bulundu.

OĞLUNUN NİKAHINI BÖCEK KIYDI
Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’i tanımadığını ifade eden E.K, “Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek şahısları tanımam ve bilmem ancak muhasebecim Antalya’da tanınmış bir serbest mali müşavirdir. Hatta oğlunun düğününde nikahını Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek kıymıştı. Ben kendisine tanışıklıklarının nereden geldiğini sorduğumda kendisinin Muhittin Böcek ile tanışıklığının olduğunu söylemişti. Yukarıda anlattıklarım dışında benim işyerimde altın ticareti yapılmadan hiç kimseye para havalesi yapılmamıştır. Diyeceklerim bunlardan ibarettir. İfademe ekleyecek başkaca bir husus yok." şeklinde beyanda bulundu.
PARA SAVCILIK HESABINA YATIRILDI
E.K’nin alınan ek kolluk ifadesi akabinde cezaevine teslim edildiği, 10 Ekim 2025 günü talebe uygun olarak Sulh Ceza Hakimliğince yapılan değerlendirme neticesinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Devam eden süreçte şüphelinin müdafisi aracılığıyla dosya kapsamına yansıyan suça konu para transferlerine konu 6 milyon 850 bin TL'yi 15 Eylül 2025 tarihinde başsavcılığın vakıflar bankası hesabına yatırdığı kaydedildi.
KARA PARANIN AKLANMASI OLDUĞUNU BİLİYORDUM
Soruşturmada bahsi geçen muhasebeci ve oğlunun da suçlamalara ilişkin ifadelerine başvuruldu. Oğul S.Ç. savunmasında “Gökhan Böcek benim işyerime gelerek hayali altın satısı işlemini yapabilecek bir kuyumcu olup olmadığını sormuştu. Bende mali müşavir olarak hizmet verdiğimiz E.K’ye bu yüzden ulaştım. E.K, altın satısı gibi gösterilerek daha önceden de bu şekilde işler yaptığını ve Gökhan Böcek'in de istediği kadar parayı, hayali altın satın alma adı altında yine istediği kişilere aktarabileceğini söyledi. Bende ifademde de belirttiğim gibi sadece 2 kez Gökhan Böcek tarafından birincisi döviz olarak verilen 2 milyon 500 bin TL ve sonrasında 4 milyon 300 bin TL civarında parayı E.K.’ye bizzat ben kendim götürdüm. Bu yapılan para transferlerinin E. K. tarafından gönderilen ve kara paranın aklanması olduğunu biliyordum.” ifadesinde bulundu.
HERHANGİ BİR ÇIKARIM OLMAMIŞTIR
S.Ç., “Ben emniyette ifademde beyan ettiğim tarafıma sormuş̧ olduğunuz tüm sorulara samimi olarak cevap verdim. Benim amacım sadece Mustafa Gökhan Böcek'e yardımcı olmaktı. Benim bu yapılan işlemlerden herhangi bir çıkarım olmamıştır bu işlemlerden herhangi bir menfaatim olmadı. Süreçle alakalı bildiğim her şeyi anlattım. Yaşım itibariyle Gökhan Böcek ile daha çok muhatap olan ve arkadaşım olduğu için babamın yaşanan olaylar ile ilgisi yok. Zaten babam yapmış̧ olduğum olayları öğrendikten sonra beni uyardı.” beyanında bulundu.
OĞLUMU KORUMAK İSTEDİM
Baba E.T.Ç ise “Bana sorulan soruyu anladım. Benim oğlumun vermiş̧ olduğu beyan doğrudur. Bu konu ile ilgili olarak ben daha önceki sorularınızda gerçeği saklamıştım. Çünkü̈ oğlumu korumak istedim. Bu şahsın gelerek para transferlerini yaptırdığını ve olayın nasıl gerçekleştiğini biliyorum. Mustafa Gökhan Böcek’in gönderdiği parayı bir erkek şahsın getirdiğini hatırlıyorum ancak bu şahsın kim olduğunu bilmiyorum. Oğlum Mustafa Gökhan Böcek’in istemiş̧ olduğu para transferlerini sanki altın ticareti gibi gösterilerek yapıldığını bana anlattı. Ben bu olayın birebir içerisinde değilim bu nedenle olaya ilişkin tüm ayrıntıları oğlum daha iyi biliyor.” dedi. /ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ