'YURT İÇİ GAYRİSAFİ MİLLİ HASILAYA KATKI SAĞLIYOR'
YTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Özen ise, 'Ülkemizin yurt içi gayrisafi milli hasılasına katkı sağlıyor. Karbon salınımını azaltıyor. Trafik kazalarını azaltıyor. Üzerinde de birçok simgeyi bulunduruyor. Orta açıklığıyla dünyanın en uzun köprüsü. Cumhuriyetimizin 100. yılını temsil etmesi önemli. Yüksekliğinin 3.18 olması, 18 Mart’ı temsil ediyor. ’Dur yolcu’ dediğimiz zaman, dur yolcu ölç bak içinde ne simgeler var, bunları görmek bize kazandırıyor. Ulaşımın erişilebilir olmasıyla medeniyet de beraberinde geliyor. Buradaki dönüşümü ileride göreceğiz. Bu köprünün artık Marmara’nın etrafını dönen yol ağımız oluştu. Bu koridor ile beraber ulaşım maliyetlerinde azalmalar olacak. Katkı sağlayacak. İstanbul’un Trakya kesiminin Ege ile bağlantısı rahat sağlanacak. Avrupa ile Ege’nin kıyı kesimlerinin bağlanması kolay olacak. Yazın değil, normal günlerde lojistik için kolaylık olacak. İstanbul’a erişim de buradan kolaylaşacak' diye konuştu.
TABYALAR ARASINDAKİ BOŞLUKLARIN ANLAMI NE?
Mimar Prof. Dr. Nihat Şen de köprünün sağlayacağı faydaları sıralayarak, '2,5 milyar dolarlık yatırım. 5 bin 100 personel ve 750 makinenin çalıştığı, tahminden 1,5 yıl önce kullanıma açılacak bir eser. Orta açıklığı ile 2023 yani Cumhuriyetin 100. yılını ifade ediyor. İki kule arası 2023 metre orta açıklıkta. Burası bir geçiş köprüsü değil. Dünya ekonomisine dünya ticaretine fonksiyonlar kazandıracak bir köprü. Kuzey Anadolu fay hattına 10 kilometre yakın bir yer. Benzeri Japonya’da var. Fark şu; Japonya’daki tek tablalı köprü, burası çift tablalı bir köprü. Köprüler vadilere yapılır. Aşırı rüzgarın geçişini tablalar arasından geçirmek için tablalar arasında boşluk vardır. Köprünün sallanmasını yavaşlatır. Bunun için çift tablalıdır. Bunlar çok sağlam birbirine bağlanmıştır. Buranın orta açıklığı çok fazla. 2023 metre orta açıklığı olan bir köprü. Burayı erken bitirmemizin sebebi, çok tecrübe kazanmamız. Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Çok ciddi mühendislik hesaplaması, kontrollerinde yapılan bir eser. Ciddi bir yatırımı var. Sadece buranın 1,5 yıl önce bitmesinin ekonomiye kazandıracağı 618 milyon euro. Bu köprünün devreye girmesiyle yıllık 418 milyon euro tasarruf sağlayacağız. Yakıttan, gaz emisyonu, zaman, araçların yıpranmasının önüne geçecek' dedi.
'DÜNYA TİCARETİNDE ARTIK TÜRKİYE FARKLI KONUMA GELİYOR'
'Dünya ticareti artık çok hızlı, ticaret süreklilik arz etmeli. Son 20 yılda her yerde yatırımlar yapılıyor' diyerek sözlerini sürdüren Şen, 'Türkiye coğrafyası bir arı kovanı. Her yerinde imalat ve üretim, çalışma var. Ticaretin sürdürülebilir olması lazım. Hiç aksamaması lazım. Teknoloji gelişiyor. Statik hesaplamalar neticesinde olan bir durum. Kule yüksekliği çok fazla. Onun için çelikten yapılmış. Seyit Onbaşı’yı anmak açısından bir top figürü olacak. Köprü ile övünüyoruz. Mühendislik harikası. Hem iki kıtayı birleştiren 6. köprümüz. Dünya ticaretinde artık Türkiye farklı konuma geliyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü sadece bir köprü değil. Aynı zamanda Asya Avrupa arasındaki tarihi İpek Yolunun bağlantısıdır. Ciddi ticari aksın üzerindeyiz. Lojistik üssünün İstanbul’da kurulması, İzmir Limanı. İstanbul İzmir otobanı, Osmangazi Köprüsü. İstanbul lojistiğinin bir ayağı Çanakkale’de olacak. Bu havzadaki tarımı düşünün. Yol ve ulaşılan yer hizmetin gittiği yerdir. Bu köprünün açılmasıyla ciddi göç hareketliliği olacak. Sanayi, tarım daha fazla olacak. Göç de olacak' şeklinde konuştu.
Acı tecrübeleri yaşamamak için imar planlama çalışmalarının titizlikle yapılmasının gerektiğini sözlerine ekleyen Şen, '50 yıl sonrasını gözeten imar planlarının yapılması lazım. Bakanlık ve il belediyeleri, ilçe belediyelerine ciddi görevler düşüyor. Tarım arazilerine dokunmadan, nerede sanayi, nerede turizmi planlamalıyız' dedi. /MYNET.COM