Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nurettin Sönmez, kamu emekçilerine ve emeklilere son yapılan zamlarla ilgili yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Başta emekliler olmak üzere tüm emekçilerin sefalette eşitleneceğini kaydeden Sönmez, tüm giderlerin halkın omuzlarına yıkıldığını vurguladı.
KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nurettin Sönmez, kamu emekçilerine ve emeklilere son yapılan zamla ilgili basın açıklaması yaptı. Tüm giderlerin halkın omuzlarına yıkıldığını kaydeden Nurettin Sönmez, “Siyasal iktidar seçimden önce verdiği sözleri yerine getirmemek için her türlü hileye başvurmakta üstelik söz konusu hileler ile alabildiğine sınırladığı maliyeti de başta KDV ve MTV olmak üzere vergilerin, harçların fahiş oranlarda artırılması, en son TBMM’ye sunulan, bütçe hakkımızı yok sayan Ek Bütçe yasa teklifi yolu ile emekçilere ve halka yıkmaktadır. ‘En düşük memur maaşı 22 bin TL’yi bulacak’ sözünü içeren torba yasa teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri tamamlanmıştır. Komisyon görüşmelerinde sadece emeklilere önümüzdeki altı ay için verilecek zam oranının %17,55’ten %25’e çıkarılması yönünde bir değişiklik yapılmıştır. Diğer maddelerinde hiçbir değişiklik yapılmayan söz konusu torba yasa teklifin 11 Temmuz 2023 Salı günü (bugün) TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanması beklenmektedir. Öte yandan 1,1 Trilyon TL ile 2023 bütçesinin üçte birine denk gelen, tüm giderlerin halkın omuzlarına yıkılan KDV, Gelir Vergisi, ÖTV, MTV gibi vergilerle ve harçlarla karşılanmasını içeren ek bütçe yasa teklifi de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanacaktır” dedi.
DEĞİŞİKLİKLERİ SIRALADI
Sönmez, “En düşük memur maaşı 22 bin TL’yi bulacak” sözünü içeren torba yasa teklifinde TBMM Genel Kurul sürecinde bir değişiklik yapılamazsa yapılacak değişiklikleri şöyle sıraladı:
“Tüm kamu emekçilerinin maaşlarının enflasyon farkı artı ‘toplu sözleşme artışı’ toplamı olan %17,55 oranında artırılması ardından buna seyyanen 8.077 TL eklenmesi ile sonuçlanacaktır.
8.077 TL’lik artış taban aylık katsayısı artışı yoluyla değil, tüm kamu emekçilerine seyyanen yapıldığı için 985 TL çalışmayan eş yardımı ve iki çocuk üzerinden 325 TL çocuk yardımıyla en düşük 11.800 TL olan en düşük maaşı alan kamu emekçisinin eline 22.000 TL geçse de gerçekte bu emekçinin kök maaşı 13.870 TL olacaktır. Dolayısıyla bundan sonraki dönemlerde maaş zammı 22.000 TL üzerinden değil, 13.870 TL üzerinden yapılacaktır.
Yine 8.077 TL seyyanen artış mevcutta ödenmekte olan aylık, tazminat, ödenek, ikramiye, ek ödeme, döner sermaye payı, çalışmayan eş yardımı, çocuk yardımı, toplu sözleşme ikramiyesi gibi pek çok unsurun hesabında dikkate alınmayacaktır.
Yaşanan gerçek altı aylık enflasyonun %50’yi aştığı koşullarda 2,5 milyon kamu emekçisi başta olmak üzere tüm emeklilerin maaşlarında sadece %25 oranında bir artış yapılacaktır.
8.077 TL tutarındaki seyyanen artış ise TÜİK sahte enflasyon rakamları açıklamaya devam ettikçe, adaletsiz gelir vergisi dilimleri sürdükçe, ek bütçenin tüm yükü yine bizlere yıkıldıkça bir iki ay içinde buharlaşacaktır.”
SEFALETTE EŞİTLEYEN BİR TABLO ORTAYA ÇIKACAK
“Sonuç olarak tüm kamu emekçilerinin maaşlarının en düşük kamu emekçisi maaşına yaklaştıran, başta emekliler olmak üzere tüm emekçileri sefalette eşitleyen bir tablo ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullanan Nurettin Sönmez, şunları kaydetti: “Üstelik hile yolu ile alabildiğine sınırlanan maaş artışlarının maliyeti de KDV oranlarının yükseltilmesi, MTV’nin iki katına çıkarılması, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nin (BSMV) 5 puan artırılarak %15’e çıkarılması, yurt dışından getirilen telefon harcının %228 artış ile 6,091 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılması gibi tek taraflı vergi salma politikaları ile yine emekçiler ve halka yıkılmaktadır. Bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna gelecek olan ek bütçe yasa tasarısı ise deyim yerinde ise ‘Turpun büyüğünün heybede’ olduğunu göstermektedir. Çünkü 2023 bütçesini yaklaşık üçte bir oranında artıran yasa teklifi ile emeği ile geçinen tüm kesimlerin yükü dolaylı vergilerde (KDV, ÖTV) ve Gelir Vergisinde yapılan fahiş artışlarla daha da artırılmakta, kaşıkla verilen kepçe ile geri alınmaktadır. İktidar tek taraflı belirlemeleri ile emekçileri, halkı açlığa, yoksulluğa mahkum etmektedir. Kendi yarattıkları krizin faturasını emekçilere yükleyerek sermayeyi koruma, iktidarlarını devam ettirme politikalarını dayatmaktadır. KESK olarak bu dayatmaları asla kabul etmeyeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz.”