'BİRBİRLERİNİ KOKULARINDAN TANIYORLAR, HİÇBİRİ BAŞKASININ KUZUSUNU ALMIYOR'
25 yıldır besicilikle uğraştığını anlatan 50 yaşındaki besici Celal Yurdakul, günün ilk ışıklarıyla hayvanlara bakmak için ahırın yolunu tuttuğunu söyledi. Akşam saatlerine kadar hayvanlarla ilgilendiğini kaydeden Yurdakul, 'Hayvanları günde 2 kez besliyorum. Anneleri telef olan kuzuları biberonla besliyoruz. Kuzularını doyurmayan anneler var, onları da inekten sağdığımız sütle besliyoruz. Besicilik zor. Rahat bir iş yok. Günde 2 kez kuzuları anneleriyle buluşturuyoruz. Kuzu annesini sesinden tanıyor, annesi de kuzuyu hem sesinden hem de kokusundan tanıyor. Her anne kendi kuzusunu alıyor. Çok güzel gurur verici, güzel bir duygu. Anneler kuzularını alıp ayrı ayrı besliyor. Yetim olan kuzular, boynu bükük beni bekliyor, onu da ben biberonla besliyorum' dedi.
'İNEKLERDEN SÜT SAĞIP İÇİRİYORUZ, BEBEK GİBİ BAKIMA MUHTAÇLAR'
Eşi Celal Yurdakul'a yardımcı olduğunu ifade eden Ayfer Yurdakul ise hayvancılığın çok zor bir meslek olduğunu ifade etti. Sabah erken saatlerde kalkarak hayvanlara bakmaya başladığını belirten Yurdakul, 'Akşam saatlerine kadar hayvanlara bakıp; temizliklerini, yemlerini ve sularını veriyoruz. Eşime yardımcı oluyorum. Ayrıca hayvancılığın yanı sıra ev işi yapıyorum. Doğu'da kadın olmak zor. Mecburen hayvancılık yapmak zorundayız. Kuzulara ineklerden süt sağarak biberonlara koyup içiriyoruz. Kuzular bebek gibi bakıma muhtaç' diye konuştu. /HABERLER.COM