Dünyanın en gizemli yapılarından Giza Piramitleri, yeniden tartışmaların merkezine oturdu. Yeni bulgular, ünlü bilim insanı Filippo Biondi’yi, piramitlerin sadece mezar olmadığı ve antik tarihin yeniden yazılabileceği sonucuna götürdü. Peki, bu kadim yapının derinliklerinde gerçekten ne gizleniyor?
Dünyanın en eski ve en gizemli yapıları arasında yer alan Giza Piramitleri, son dönemde yeniden uluslararası tartışmaların merkezine oturdu. ABD’li ünlü yayıncı Joe Rogan, son podcast bölümünde İtalyan bilim insanı Filippo Biondi ve ekibinin Giza Platosu’nda gerçekleştirdiği tartışmalı radar taramalarına değindi.
ANTİK TARİH YENİDEN Mİ YAZILIYOR?
Taramaların ortaya koyduğu sonuçlar, antik tarihi yeniden yazma potansiyeli taşıyan iddialar içeriyor ve piramitlerin sadece mezar olmadığını, çok daha kapsamlı bir yapının görünen kısmı olabileceğini öne sürüyor. Podcastte Rogan, “Bunlar mezar değil. Eğer veriler doğruysa, piramitler sadece buzdağının görünen kısmı olabilir” ifadelerini kullanarak, bulguların önemine dikkat çekti.
RADAR TARAMALARININ DETAYLARI VE KULLANILAN TEKNOLOJİ
İddiaların merkezinde, Filippo Biondi ve ekibinin yürüttüğü Khafre Projesi yer alıyor. Proje kapsamında, sentetik açıklıklı radar (SAR) teknolojisi kullanılarak Giza Platosu’nun altındaki yapılar tarandı. Bu teknoloji, uydulardan gönderilen radyo dalgalarının yeryüzünden yansımasını analiz ederek, yerin altındaki yapıları üç boyutlu modellemeye imkân tanıyor.
Biondi, taramaların İtalya’nın ‘Cosmo-SkyMed’ ve ABD merkezli ‘Capella Space’ dahil olmak üzere çok sayıda uydu aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Toplamda 200’ü aşkın tarama, yaklaşık 2 metre çapında, sarmal biçimde aşağı doğru uzanan sütunlar ve bu sütunların sonlandığı 80 metre uzunluğunda ve genişliğinde dev odalar ortaya koydu.

Biondi, odaları şu şekilde tanımlıyor: “Üç piramidin ve Sfenks’in (Mitolojik bir yaratık ve heykel. Genellikle aslan gövdesi ve insan başına sahip) altında bulunan, hacimli odalarda son buluyorlar.”
Ayrıca taramalar, yaklaşık 609 metre derinliğe inen ve yaklaşık 3 metre yüksekliğindeki yatay koridorlarla kesişen tünelleri de ortaya çıkardı. Biondi, piramitlerin geleneksel mezar anlayışının ötesinde işlev görebileceğini savunarak, “Bunlar mezar değil. Belki de eski enerji santralleri veya beden dışı deneyler için titreşim cihazları olabilir” dedi.
YERİN ALTINDAKİ YAPILAR ‘ZEP TEPİ’ İLE İLİŞKİLENDİRİLİYOR
Biondi, yerin altındaki yapıların 18.000 ila 20.000 yıl öncesine tarihlendirildiğini ve bunların, antik Mısır mitolojisinde “Tanrıların ilk kez hüküm sürdüğü ve uygarlığın başladığı” dönem olarak bilinen Zep Tepi (İlk Zaman) ile ilişkili olabileceğini açıkladı.
Ayrıca Giza Platosu’nda tespit edilen tuz kalıntıları, bölgedeki eski deniz suyu baskınlarına işaret ediyor ve bu bulgu, piramitlerin altındaki medeniyetin çok daha eski bir uygarlığa ait olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Biondi, bu konuda, “Giza’nın altında çok daha eski bir medeniyetin var olabileceğine dair önemli kanıtlar mevcut” ifadesini kullandı.
RADAR TARAMALARI İTALYAN ORDUSU İÇİN GİZLİ PROJELERDE TEST EDİLDİ
Biondi, teknolojinin geliştirilme sürecine de değindi. Ekip, radar taramalarını İtalyan ordusu için gizli projelerde ve Musul Barajı ile Grand Sasso parçacık çarpıştırıcısı gibi yerlerde test ettiklerini belirtti. Biondi, bu teknolojinin patentli, hakemli ve yüksek hassasiyetli olduğunu vurguladı.

ÇALIŞMANIN SONUÇLARINI ‘SAÇMALIK’ OLARAK YORUMLAYANLAR DA VAR
Ancak Giza’ya uygulandığında, sonuçlar tartışma yarattı. Mısır arkeolojisinin önde gelen isimlerinden Dr. Zahi Hawass, taramaları “Bu saçmalık” olarak nitelendirerek, teknolojinin derinlik iddialarını reddetti.
Hawass, “300 metreden fazla derinliğe, bir şehre kadar ulaştığını iddia ediyorlar. Ancak tomografik radardan anlayan herhangi bir bilim insanı, bunun yalnızca yaklaşık 19 metre derinliğe kadar ulaştığını bilir. Teorileri tamamen yanlış” dedi.
Biondi ise bu eleştirilere yanıt olarak, “Hiçbir şeyin içine nüfuz etmiyoruz, sadece yeryüzünün yüzeyindeki entropiyi yakalıyoruz” ifadesini kullandı. Ayrıca, veri kümelerinin farklı uydu sistemlerinden de teyit edildiğini belirterek, “Amerikan uydularını kullanırken de aynı sonuçları aldığımızda ve diğer uydularla da her zaman aynı sonuçları elde ettiğimizde, bunu açıklamaya karar verdik” dedi.
YATAY KORİDORLAR DA KEŞFEDİLDİ
Tarama sonuçları, piramitler altındaki dikey yapıların yanı sıra, plato altındaki kuyuları ve odaları birbirine bağlayan yaklaşık 2,5 metre yüksekliğindeki yatay koridorları da ortaya koydu. Biondi, piramitler arasında mevcut molozlarla kaplı tünellerin, yeraltı sistemine erişim sağlayabileceğini vurguladı: “Bu kuyular aşağıya, aşağıya, aşağıya doğru iniyor ve daha aşağıda bulunan odalara ulaşıyorlar.
Biondi, bulguları doğrulamak için fiziksel kazı yapılmasının şart olmadığını belirterek, Mısır yetkililerine robotik dronlar kullanılarak yerin altındaki sistemin incelenmesini önerdi: “İnsanlar yerine makineleri kullanmak istiyoruz. Bu girişimin maliyeti ise yaklaşık 20 milyon dolar olarak hesaplandı.”

UZAYLI TEORİLERİ DE YENİDEN GÜNDEMDE
Radar taramalarıyla ortaya çıkan bulgular, antik uzaylı teorilerini de yeniden gündeme getirdi. Bu görüşün öncülerinden İsviçreli yazar Erich von Daniken, 1968’de yayımlanan ve dünya çapında büyük yankı uyandıran “Tanrıların Arabaları” kitabıyla, uzaylı varlıkların eski uygarlıkları ziyaret ederek piramitlerin inşasında doğrudan rol oynadığını iddia etmişti.
Von Daniken’in teorisine göre, piramitlerin inşası için gerekli ileri mühendislik ve astronomik hesaplamalar yalnızca insan becerisiyle açıklanamazdı. Yazar, Büyük Piramit’i şöyle tanımlamıştı:
“Yaklaşık 150 metre yüksekliğinde ve 31.200.000 ton ağırlığında yapay bir dağ, inanılmaz bir başarı olarak orada duruyor ve bu anıtın, müsrif bir kralın mezar yeri olmaktan başka bir şey olmadığı söyleniyor! Bu açıklamaya inanabilen herkes buyursun…”
Von Daniken, piramitlerdeki taş blokların taşınmasını, yapının içten aydınlatılmasını ve işçilerin matematik, yer ve uzay bilgisiyle ilgili ileri düzeyde görünmesini örnek göstererek, piramitlerin insan eliyle inşa edilmediğini savundu.
Ayrıca, Büyük Piramit’in boyutlarının ve içinden geçen meridyenin kıtaları ve okyanusları iki eşit parçaya bölmesini, matematiksel sabit Pi’yi ve Dünya ile Güneş arasındaki mesafeye olan orantısını “tesadüf” olarak açıklamanın imkânsız olduğunu iddia etti
Von Daniken’in çalışmaları, 32 dilde 60 milyonun üzerinde sattı ve popüler kültürde Ancient Aliens dizisi gibi yapımlarla geniş kitlelere ulaştı. Bu teori, Elon Musk gibi günümüz figürleri tarafından da gündeme getirildi. Musk, Temmuz 2020’de Twitter’dan şunları paylaştı: “Piramitleri uzaylılar inşa etti, belli ki.” /HÜRRİYET.COM.TR
(Daily Mail’in “Mystery of Egypt's Giza pyramids deepens as hidden megastructure 4,000 feet below is revealed” ile “Father of alien archaeology says the pyramids were not built by human hands... and claims he has proof” başlıklı haberlerinden derlenmiştir.)