KADRİYE CİRİTCİ


AH O ESKİ BAYRAMLAR

Ah o eski bayramlar demek geliyor içimden… Benim gibi ah çeken bir çok insanın varolduğundan asla şüphe duymuyorum.


Bayramlar toplumlar için kutsaldır. Küslüklerin sona erdiği, sevginin, barışın, paylaşmanın, hoşgörünün gelenekselleştiği, geleneklerin hatırlandığı günlerdir. Ne varki, yeni dünya düzeninin sorunları insanlar üzerinde derin etkiler bırakıyor. Özellikle bayram sevinçlerini kedere, neşeyi tarifsiz acılara dönüştürebiliyor. Ayrımcılık, özgür olma, özgür düşünme, inancı da, inançsızlığı da sorgulama, insana özgü yaşama isteği ve maalesef artan ve giderek zorlaşan ekonomik koşullar…Aslında çağ hızla değişiyor ve insanlar çağa ayak uydurmaya çalışırken geleneklerinden uzaklaşıyor.

Eski bayramlar… 

Ah o eski bayramlar demek geliyor içimden… Benim gibi ah çeken bir çok insanın varolduğundan asla şüphe duymuyorum.

Pek çoğunuz eski bayramların güzelliğini hatırlıyordur değil mi? 

Maalesef o güzellikler giderek yok olmak üzere. Kürseleleşen dünyaya ayak uydurmaya çalışırken, değişimin karşısında duramıyoruz. Aile içinde topluca hazırlanan bayram yemekleri, bayram sabahında  ailecek yapılan kahvaltılar, bayram mendilleri, hediyeyeler, baklava, şekerleme götürmeler, el öpmeye gelen çocuklar, uçtan uca şehri gezerek yapılan akraba ziyaretleri, yitirdiğimiz canlara yapılan mezar ziyaretleri. Toprak aldığını geri vermiyor. Hayatta iken değerlerini bilelim.

Şimdilerde öylemi? Daha arife gününden itibaren beton yığını şehirlerden, kıyı şeridi şehirlere akın akın gidenler, bulunabilirse yeşil ve doğaya kaçış, uzadıkça uzayan trafik yoğunluğundan illâllah çektiğimiz otoyollar…Bayram günü ellerimizden düşürmediğimiz aklımızı alan akıllı telefonlar ile yakınlarımızı kutladığımız bayramlar… 

Tatil beldelerindeki doluluk, iç turizmde yaşanan canlılığın ülke ekonomisine sağladığı katkılar elbette yadsınamaz. Ülkemizin en önemli gelir kaynağının turizimden sağlandığını biliyoruz. 

Üretmeden hızla tüketen topluma dönüşmek, alışkanlıklarımızında çoğalarak değişmesine zemin hazırlıyor. Tadı damağımızda kalan eski bayramları ne yazık ki, tükettik ve o eski bayramları özlüyoruz. 

Geleneklerimizi, ve hatıralarımızı yaşatmak fevkalade bir duygudur. Geleneklerimizin gelecek nesillere hatıra niteliğinde aktarılması bir mirastır ve görevimiz olmalıdır. 

Acısıyla, tatlısıyla bir bayramı daha geride bıraktık. Bu zor günler elbette aşılacak. Yaşama sevincimiz ve umutlarımızı yitirmeden nice güzel bayramlara ulaşmayı temenni ediyor, en güzel anıları beraber biriktirmek ve paylaşmayı diliyorum.

Sevgiyle ve huzurla…