Bugün kutladığımız Gençlik ve Spor Bayramı’nda sizlere bir “araştırma” sunacağım..
Sanırım 14-15 yıl önce yapılan bir araştırma bu..
Ve ben de bunu 6 yıl önce dile getirmiştim..
Ama, GENÇLERİMİZİN..
- Hayata bakışları..
- İnsanlar hakkında düşündükleri..
- Ve istekleri..
Bugün “aynen” devam ediyor..
Sonuçlar gösteriyor ki, gençlerimiz büyük bir “çelişki” yaşıyor..
Kafaları karışık..
Ve kişilikleri yeterince gelişmemiş..
Ortaya, çıkan tablo düşündürücü..
…
“Herkes İçin İnsan Hakları Projesi” kapsamında yapılan “Gençliğin İnsan Haklarına Bakışı” araştırmasına göre..
12 ilde 16-27 yaş arası 1223 kişiyle yapılan ankete göre, gençlerin;
- Yüzde 67.5’i homoseksüelleri..
- Yüzde 67.4’ü uyuşturucu bağımlılarını..
- Yüzde 65.3’ü çok içki içenleri..
- Yüzde 61.7’si AIDS hastalarını..
- Yüzde 54.5 sabıkalıları..
- Yüzde 49.5’i Yahudileri..
- Yüzde 43.8’i Hristiyanları..
- Yüzde 35’i de göçmenleri..
“Komşu” olarak görmek istemiyor..
…
İsterseniz bir daha okuyun..
Hem “insan hakları”ndan söz edip, hem de yukarıda saydıklarımı “insan” yerine koymamak müthiş bir çelişki değil mi?
…
Ortaya çıkan bu tablo, doğrusu beni hiç şaşırtmadı..
“Geleceğimiz” dediğimiz gençlerimizin durumunu hem çok yakından takip ediyorum, hem de inceliyorum..
Ve –bana kızmasınlar- doğru kararlar vereceklerinden, insan haklarına saygı göstereceklerinden hiç ümitli değilim..
Çünkü, hayata “doğru” hazırlanmıyorlar..
Sözlerim hepsi için değil tabii, “büyük bir çoğunluğu” kastediyorum..
…
Niye mi böyle düşünüyorum?
Çünkü;
- Eğlenceye şartlandırılıyorlar..
- Ezberciliğe şartlandırılıyorlar..
- Bencilliğe, bireyciliğe şartlandırılıyorlar..
- Çıkarcılığa şartlandırılıyorlar..
- Tüketmeye şartlandırılıyorlar..
- “Para”nın her şey olduğuna şartlandırılıyorlar..
- “Globalleşen dünyada insani duygulara yer yok” düşüncesine şartlandırılıyorlar..
- Siyasetçilere kulak verip “ötekileştirmekten çekinmiyorlar”..
…
Bir “KISIR DÖNGÜ” içindeler
Böylesine şartlandırılmalar, beyin yıkamalar öylesine “çekici” bir şekilde yapılıyor ki..
O körpe beyinlerin neyin doğru, neyin yanlış olduğunu algılamaları imkansız hale geliyor..
Aileler çocuklarına doğru ve yanlışı anlatmıyorlar..
Çok ileri yaşlarda akılları başlarına geliyor, ama o zamana kadar da iş işten geçiyor..
Şartlanmış o gençler, “sizin doğrularınızla bizim doğrularımız birbirini tutmuyor” diyerek, bir “kuşak çatışması” yaratıveriyorlar..
Yani, şartlandırıldıkları şekilde hareket ediyorlar..
Ve bu bir “kısır döngü” şeklinde sürüp gidiyor..
…
Sonunda ne mi oluyor?
- Siyaset kirleniyor..
- Ülkeye bağlılık azalıyor..
- Çıkar güçleri emellerine ulaşıyor..
- Ve hem milliyetimizi, hem kültürümüzü, hem de insanlığımızı yavaş yavaş esir alıp, istedikleri şekle sokuyorlar..
Yani, gençleri köleleştiriyorlar..
…
19 Mayıs Bayramı’mız kutlu olsun..

