Çok uzun yıllardır çokça gördük, her devirde gördük..
Vatandaş, idarenin yönetiminden memnun olmadığı zaman “eylem” yapar..
Kabullenemedikleri bir karar verilirse, “eylem” yapar..
Yandaşlarına karşı haksızlık yapıldığına inanırsa, “eylem” yapar..
Hatta, aktif veya pasif “grev” yapar..
Toplantılar düzenler, açıklama metinleri okur, protesto eder, ortada haksız bir fiil varsa bunun düzeltilmesini ister, direnir..
…
Bütün bunlar insanların “temel haklarından” biridir..
Ve demokrasinin olmazsa olmaz fiilerindendir..
Elbette, “yasalar” çerçevesinde olursa..
Bunların hepsini ülkemizde ve bütün dünyada sıkça görüyoruz..
…
Buraya kadar anlaşamadığımız bir şey olduğunu sanmıyorum..
…
Ama, ülkemizde yapılan eylemlerde bir gariplik var..
Şöyle anlatayım;
Bir insan, “kendini haklı” gördüğü bir konuda eyleme giderken göğsünü gere gere gider..
Dikine dikine yürür, haklılığını mimiklerine bile yansıtır..
Bu yüzden, yüzünü paçavralarla ya da maskelerle örtmez..
…

İşte eylemlerin “püf noktası” burasıdır..
Günlerdir “İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanması” sürecinde yapılan eylemlerin görüntülerine iyi bakın..
Gezi olayları dahil, daha birçok gösteri ve yürüyüşte eylemcilerin içinde çok sayıda “yüzünü örtmüş” kişileri görürsünüz..
İşte bunlar “eylemci” değil, “provokatörler”dir..
Ve “sürü psikolojini” kullanarak, eylemleri amaçlarının dışına taşırırlar..
Ve işleri “vatandaşı idareye karşı kışkırtmak” kaos çıkartmaktır..
…
Bunlar, “provokatif” işler yaparlar..
Bunlar, özel yetiştirilir ve maaşa bağlanırlar..
Yapılan “hak arama” eylemlerini takip ederler..
İç ve dış düşmanlar tarafından da kullanılarak, “kurulu düzeni” yıkmaya yönelik faaliyetler gerçekleştirirler..
…
Ve “masum” bir eylem, anında “kanlı” bir eyleme dönüşebilir..
İşte bugünlerde bunları yine yeniden SIKÇA görmeye başladık..
…
Gerçekten inanarak eyleme katılan ve katılmak isteyenlere diyorum ki;
Gittiğiniz ve yürüdüğünüz mekanda yüzü kapalı veya maskeli kişiler gördüğünüzde hemen oradan uzaklaşın..
Onlar varsa, hiçbir eylem “masum” değildir, başınız derde girecek demektir..
Aman dikkat..
Geleceğinizi karartmayın..