ALİ TONGÜLÜS


SİYASİ YOZLUK.. VE GÖZALTILAR

Türkiye, artık o eski Türkiye değil, bunu iyi anlayın.. Ve elinizden-ağzınızdan çıkanlara dikkat edin bence.. Devlet kaplumbağa hızıyla gider, ama tavşanı geçer..


En son söyleyeceğimi başta söyleyip, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve buna CHP’lilerin gösterdiği tepkilerle ilgili birkaç kelam edeceğim..

1- Mahkeme marifetince suç sabit görülesiye kadar masumiyet esastır..

2- Adalet ve hukuka karşı çıkılması, hatta tartışmaya bile açılması şiddet ortamına davetiyedir..

Bu iki cümleyi kavrayabildiyseniz, diğer diyeceklerime geçelim..

CHP’nin “kadrolu” siyasetçilerinin, “parti hassasiyeti” veya “zorunluluk” yüzünden CHP’li Ekrem İmamoğlu ve ekibinin gözaltına alınmasına tepki göstermelerini anlayabilirim..

Ama, “hakkı yenen” vatandaşların gözaltı kararına karşı olmalarını hazmedemiyorum..

Ortada hukuken “SUÇ” kabul edilebilecek eylemler var..

Ve bu eylemlerle ilgili şahit ve deliller var..

Bu şahit ve delillere rağmen, herhangi birinin “zanlı” olarak gözaltına alınmasına niye karşı çıkıyorsunuz?

Bir hukuk devletinde YARGI daha ne yapsın?

“Vatandaşın hakkının yenmesini” önlemeye çalışıyor..

Bu CHP’liler niye hep “benim hırsızım suçsuzdur” modu içinde?

Kanunen suç kabul edilen, takip ve ceza verilmesi gereken, bu çerçevede soruşturma ve kovuşturulması lazım gelen..

Bütün eylem ve fiillerin göz ardı edilmesi, sürüncemeye bırakılması, kimi zaman da hasıraltına itilmesi kamu vicdanını derinden yaralar..

Dahası, devletin varlığını ve milletin hukuksal güvenliğini zedeler..

CHP vatandaşlar bunu mu istiyor?

Şu suçlamalara dikkat edin..

- Usulsüz bağış toplama olayıyla ilgili olarak; başta İmamoğlu olmak üzere birçok kişi hakkında, iş adamlarını para vermeye zorladıkları bazı iş adamları ile hareket ederek haksız kazanç sağladıkları piyon kişiler üzerinden alım satımlar yaparak suçtan elde ettikleri parayı akladıkları tespit edilmiş..

- Yani; milletin parasını şahsi keyifleri  ve çıkarları için kullanmışlar, kullandırmışlar..

- Devlet, “terörsüz bir Türkiye” için boğuşurken İmamoğlu TBMM'ye alternatif meclis niteliği taşıyan ve Yargıtay tarafından “terör örgütünün çatı yapılanması” olarak kabul edilen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ile ittifak yapmış..

- CHP kontenjanından seçilen belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarının bir kısmının terör örgütü ile iltisakları bulunmuş..

Ben özetledim, detaylarını haberlerde izliyorsunuz..

Böylesine ÇOK CİDDİ ve ÖNEMLİ suçlamaları yargı yok mu saysın?

“Hukuk devleti” olmanın kurallarını uygulamasın mı?

Özellikle CHP’li belediyelerin ihale, yurtdışı seyahatler, heykel, konser ve kültür faaliyetleri ile vatandaşın parasını çar-çur ettiklerini yıllardır izliyoruz.. 

Hangi partiden olursa olsun, bunları yapanlardan hesap sorulmasın mı?

Şunu unutmayın..

Bu gözaltı ve tutuklamaların arkası da gelecek..

Başta Ankara, Antalya ve İzmir olmak üzere, “vatandaşın parasını” keyiflerine göre hangi belediye başkanı kullanmışsa, yargıda bunun hesabını verecek..

Vermek zorunda..

Hukuki bir uygulamayı “darbe” diyerek karalamak..

Millet için hak arayışını sokağa taşırmaya çalışmak..

Devlet Bahçeli’nin dediği gibi; “cinnet geçirmiş, akıl ve ahlak seviyesini kaybetmiş bir siyasi yozluk”tur..

Ve unutmayın;

Hiç kimse dokunulamaz, ulaşılamaz, erişilemez ve hesap sorulamaz değildir..

Türkiye, artık o eski Türkiye değil, bunu iyi anlayın..

Ve elinizden-ağzınızdan çıkanlara dikkat edin bence..

Devlet kaplumbağa hızıyla gider, ama tavşanı geçer..