ALİ TONGÜLÜS

Tarih: 26.11.2022 12:49

ALİ TONGÜLÜS yazdı / İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINA ŞİDDETİ BİTİRİR Mİ?

Facebook Twitter Linked-in

Erkeksiniz, eve vardınız.. Karınız bir erkekle yatakta veya 14 yaşındaki kızınız kendi yaşıtı bir gençle beraber.. Buna kız kardeşinizi de ilave edin.. Bu durumda; - Kızamazsınız, bağıramazsınız, dövemezsiniz, vuramazsınız, küfredemezsiniz, hakaret edemezsiniz, tavır koyamazsınız, surat asamazsınız, hatta oradan çekip gidemezsiniz.. Çünkü; 1- Dövmek, vurmak, dokunmak, bağırmak, küfretmek, hakaret etmek hatta kızgın bir surat ifadesi ile bakmak FİZİKİ ŞİDDET.. 2- Tavır koymak, surat asmak, küsmek PSİKOLOJİK ŞİDDET.. 3- Evin nafakasını, harçlığını kesmek EKONOMİK ŞİDDET.. “İŞTE BUNLARI YAPAMAZSINIZ” diyor İstanbul Sözleşmesi.. Yine sözleşmeye göre; Karınızın veya kızınızın ve de kız kardeşinizin cinsel hayatına karışamazsınız.. “Bu durumu namus meselesi yapmak geleneksel, şeref meselesi yapmak örfi, zina saymak dini mesele” imiş.. “Irzınıza tasallut” görüp eşinizle, kızınızla, kız kardeşinizle oynaşan heriflere dokunmak da geleneksel değerlerle ilgili imiş.. Ve “bunların kökünün kazınması gerekiyor” imiş.. … 12 bölüme ayrılmış ve 80 maddeden oluşan “İstanbul Sözleşmesi” yeniden yürürlüğe girsin diye feryat edenlerin yüzde 90’ının KADIN.. Bu kadınların yüzde 90’ının de SÖZLEŞME’yi okuduğunu hiç sanmıyorum.. Çünkü, yukarıda anlattıklarımı aklı ENGELLİ olmayan hiçbir kadın veya erkeğin NORMAL karşılayacağını sanmıyorum.. Ne yazık ki, SİYASET uğruna, bu millet adeta OYUNCAK gibi oynanıyor.. Örneğin; Antalya’da bir ilçe belediye başkanı.. Siyaset uğruna, iki gün önce Antalya’da yaptıkları çalıştayda “CHP’li kadınlar” ne diyorsa, onu demiş: “İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülmesini hemen talep ediyoruz.. İstiyoruz.. Umuyoruz.. Daha fazla insan kaybetmek istemiyoruz..” Şaka gibi değil mi? Bu belediye başkanı, “hukukçu” olmasına rağmen daha ne istediğinin farkında bile değil.. … Öte yandan.. Aklı kıt KADIN KESİMİNİN İstanbul Sözleşmesini savunmasını, geri gelmesini talep etmesini, istemesini, ummasını anlıyorum da, bir ERKEK olarak bu Başkan’ın aynı talepte bulunmasını anlayamıyorum.. Bu nedenle.. Daha önce de birkaç kez anlattım, ama bu İstanbul Sözleşmesi’nin ÖZÜNÜ bir kez daha anlatmam ŞART OLDU galiba.. CHP’lilerin, kadınların ve LGBT’lilerin şiddetle savundukları ve sarıldıkları bu “Sözleşme” gerçekten “kadına yapılan veya aile içi şiddeti” bitirir mi? Daha doğrusu, ortada AİLE diye bir şey kalır mı? Ben anlatayım, kararı siz verin.. … Yazımın başında anlattıklarımı ANLAMADIYSANIZ, Allah size selamet versin artık.. Olacakları ANLADIYSANIZ, devam ediyorum.. … Eğer karınızın, kızınızın veya kız kardeşinizin partnerlerinin işi bittiyse.. Onlara “çağdaş, medeni bir erkek olarak” kalkıp 'yorgunluk kahvesi' yapmanızda hiç bir sakınca yok.. İşleri bitmediyse, rahatsız da edemezsiniz.. Başka? “Allah belanızı versin, ne haliniz varsa görün” deyip çekip gidemezsiniz.. Eşinizin, kızınızın veya kız kardeşinizin geçimini temin etmek zorundasınız.. Bitmedi.. Karınız, kızınız veya kız kardeşiniz gece ya da gündüz dilediği saatte dilediği erkek arkadaşını eve çağırabilir.. Ve siz buna karışamaz, “hayır olmaz” diyemezsiniz.. … Yani; İstanbul Sözleşmesi’ne göre “AİLE kavramı”nı unutmak zorundasınız.. … Söyleyin şimdi; “Aklında ve ruhunda engeli olmayan” kadın veya erkek, bu durumu kabullenir mi? Bu İSTANBUL SÖZLEŞMESİ sizce şiddeti yok mu eder yoksa arttırır mı? “Önemli olan devlettir, gerisi teferruat” diyenlerin, “İstanbul Sözleşmesi” ve TV’lerdeki “dizi filmler”le Türkiye’nin bekasına yönelmiş en büyük tehdidi istemeleri normal midir? … Sonuca gelelim.. İstanbul Sözleşmesi de TV’deki diziler de BATI’nın “Türkiye'yi savaşmadan yok etme” planıdır.. Ey CHP’liler, CHP’li kadınlar ve erkekler.. Ne istediğinize dikkat edin.. Bir gün bu isteğiniz gerçekleşirse, bin kere pişman olursunuz.. Benden söylemesi..
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —