İBRAHİM UYSAL
Tarih: 18.05.2023 12:58
İBRAHİM UYSAL yazdı / YURTTAŞLIK TEMEL GELİRİ VE SÜREÇ…
BİLGİ NOTU:
(Konusu: Yurttaşlık Temel Geliri, Proje 18, Aile Sigortası ile ilgili, 7.Ok Düşünce Topluluğu/ Strateji ve Politika Tasarım Merkezi, CHP, DSP ve diğer paydaşlar ile yürütülen sürece ilişkin tarihsel bir bakış)
CHP, 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında, 16 Ekim 1981 tarihinde tüm siyasi partiler ile birlikte Milli Güvenlik Konseyince kapatılmıştır.
Uzun siyasi mücadeleler sonrasında, kapatılan siyasi partilere ve siyasilere ilişkin yasaklar, 19 Haziran 1992'de, DYP-SHP Koalisyonu Hükümeti tarafından kaldırılır; partilerin aynı adla yeniden açılması ve siyasi kısıtlı/yasaklı siyasilerin de siyaset yapmaları sağlanmıştır.
Bu çerçevede CHP'de 9 Eylül 1992'de, 1979'daki 8. Olağanüstü Kurultay delegelerinin büyük çoğunluğunca yeniden açılmış; Parti, yeni Genel Başkanını ve parti yönetimini de seçmiştir..
Bu süreç, geleneksel sol ve sosyal demokrat çevrenin de ilgisini üzerinde toplar, Parti Genel Merkezlerinde ve örgütlerde yeni politikaları neler olabileceği tartışmaları başlar.
Bürokrasi içinde olmam sebebiyle, bazı parti yetkilileri de benden, arkadaşlarım ile birlikte yeni siyasi projeler üretmemizi isterler.
Düşünce Topluluğumuz, Bakanlık ve Yerel yönetimlerdeki bürokratlardan, üniversitelerdeki akademisyenlerden, siyasilerden ve farklı toplum kesimlerindeki kişilerden oluşmaktadır.
Bu çerçevede, ülke içinde ve dışında kamuda, üniversitelerde yurtiçi ve yurt dışında yapılan akademik ve yönetsel çalışmalar taranır ve toplantılarda, bu veriler değerlendirilir.
Bu çalışma sürende, en enteresan bulgular Amerika'dan gelir.
William 'Bill' Jefferson Clinton (20 Ocak 1993 - 20 Ocak 2001), Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçilmiştir.
Başkan, bir yandan ülkesinin ekonomik krizden çıkması ile uğraşırken, diğer yandan da, yurttaşlarının yoksulluk sorununa çözüm getirecek projeler üzerinde çalışmakta oldukları görülür.
Başkanlığının ikinci dönemi yeni projeleri ise değişim, gelişim ve refahın arttırılması üzerine oturmaktaydı.
Amerikan basın yayın organlarında ve manşetlerde ise, 'It's time for change now it's time to choose Bill', 'It's time to choose now it's time to choose Bill' gibi ( 'şimdi değişim zamanı', 'şimdi Bill'i seçme zamanı') sözler, sloganlar dolaşmaktadır.
Biz de 7.Ok Düşünce Topluluğu olarak, CHP'nin açılışından sonra partiye siyasi proje üretmek için çalışırken, diğer yandan da İnternet sayfasının güncelleştirilmesi için gönüllü/ücretsiz çalışmaları üretip, Genel Merkez yetkililerine sunuyorduk.
Hatta CHP internet sayfası açılış sloganı olarak hazırladığımız eskizler, CHP'nin seçim afişi olarak bile kullanıldı (2007). 'ŞİMDİ CHP ZAMANI' ve 'CHP İKTİDARINDA, HALKI EZDİTMEYECEĞİZ, ÜLKEYİ SOYDURMAYACAĞIZ, DEVLETİ BÖLDÜRMEYECEĞİZ'!..
Bu süreçteki çalışmalar sırasında akademisyen arkadaşlarımızın bulup, ortaya çıkardıkları veriler ise şöyle idi:
'Ulusal Araştırma Konseyi ile Yoksulluk ve Aile Yardımları tartışma grubu, 1995 yılında yayınladıkları raporda ABD’nin yoksulluk ölçütünün günün şartlarına uymadığını ve devam ettirilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
Kaynak: (D. Brady, “Rethinking the Sociological Measurement of Poverty”, Social Forces. Vol:81(3), 2003, s.717. )
Ayrıca bilgi notlarında, 'uzun yıllar Amerikan sosyal refah sisteminin merkezinde yer alan program olmuştur. AFDC, federal ve eyalet yönetimlerince ortak finanse edilmekle birlikte, federal hükümetçe saptanan ilkeler çerçevesinde eyaletler tarafından yürütülmüştür. Program çerçevesinde ailelerin beslenme, giyecek gibi temel gereksinimlerinin karşılanması için parasal yardım yapılmıştır.
1996 yılında çıkarılan Kişisel Sorumluluk ve Çalışma Fırsatları
Uzlaşması kanunu ile refah sistemi önemli değişime uğramıştır. Reformun temel amacı, işgücüne katılımı arttırarak, sisteme bağımlılığı azaltmayı yasalaştırmaktır. Diğer amaçlar, her iki ebeveyni çocukları için sorumlu tutmak, genç hamileliğini ve doğumlarını azaltmak ile refah sorumluluğunu eyaletlere devretmeyi içermektedir.
Reform, refah sisteminin ****18 yaşından küçük**** ebeveynlere yapılan nakit yardımlarını kaldırarak, işverene dayalı istihdam sübvansiyonlarını genişletmiştir.
Eyaletler, ebeveynlerin çalışmasını sağlayacak yardım programları
oluşturmaya teşvik edilmektedir
Refah programları düşünüldüğünde, ilk akla gelen Bakıma
Muhtaç Çocuğu Olan Ailelere Yardım (AFDC) programıdır.'
Bu programa ilişkin ayrıntılı bilgiler için kaynak:
(B. L. Wolfe, “Incentives, Challenges, and Dilemmas of TANF”, Institute for Research on Poverty Discussion Paper no. 1209-00. 2000, s.1,
ve
- M. Blank, “Evaluating Welfare Reform In The United States”, Journal of Economic Literature. Vol. XL, 2002, s.1105. )
Ayrıca, bu bilgiler bizlerin bakış açılarımızı genişletmiştir.
'Federal hükümet ve eyaletler, 1996 yılındaki reform yasasından
sonra çocuk bakımı ile ilgili harcamaları arttırmışlardır. Yasayla federal fonlar, eyaletler için çocuk bakımı ve gelişimi tahsisatlarına dönüştürülmüştür ve 1997-2002 yılları için 20 milyar $ ayrılmıştır. Her eyalet çocuk bakımı yardımları için kendi programını oluşturmaktadır. Yardım almaya hak kazanmak için yoksulluk çizgisinin belli bir yüzdesi gelir elde etme veya eyaletteki ortalama gelirin altında gelire sahip olma koşulları konmuştur. Bunun yanında katılımcının çalışması veya eğitim görmesi gerekmektedir
Kaynak: (S. K. Danziger,E. O. Ananat, K. G. Browning, “Childcare Subsidies and the Transition from Welfare to Work”, Family Relations. 53, 2004, s.219.)
Bir başka kaynak ise: Kamu-İş Dergisi ; C: 9, S: 2/2007
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE ÇALIŞAN YOKSULLARA YÖNELİK SOSYAL REFAH POLİTİKALARI
Arş. Gör. Barış SEÇER (Dokuz Eylül Üniversitesi İ.İ.B.F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü)
Bu çalışmalar sırasında, 'Vatandaşlık Temel Geliri', Yurttaşlık Payı', 'Proje 18', 'Aile Sigortası' gibi başlıklar adı altında, CHP Genel Merkez yöneticilerine düzenli olarak bilgiler, raporlar sunulmuştur.
Deniz Baykal'ın Genel Başkan olduğu dönemde, bazen doğrudan kendisine, bazen Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve Özel Kalem Müdürü Nesrin Baytok aracılığı ile bu rapor ve projeler sunulmuştur.
Deniz Baykal'dan sonra, Genel Başkan Kemal Kılçdaroğlu'na da, CHP Genel Sekreteri olan İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil'in (19 Aralık 2010 - 8 Mayıs 2014) aracılığı ile de düzenli bilgi notları, hazırlanan proje ve raporlar sunulmuştur.
Düşünce Topluluğumuz, sol-sosyal demokrat bir siyasi kimliğe sahip olmakla birlikte, hazırlanan bir takım ulusal düzeydeki projelerde, konun her boyutu ile tartışılması için, ülkenin bütün siyasi unsurları ile de bu platformda tartışmalar gerçekleştirmiştir.
Her ne kadar hazırladığımız proje, rapor ve bilgi notları CHP Genel Merkezine doğrudan iletilse de, Kuğulu Park yakınlarındaki İran Caddesinde kullandığımız büroya, bir çok siyasi de gelmekteydi.
Bunlardan birisi de, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer'dir (25 Temmuz 2004 - 11 Nisan 2009)
Başlangıçta kendileri ve Ankara İl Başkanı Öncü Uysal ile birlikte gelirler iken, daha sonra, Genel Merkez yöneticileri ile birlikte de gelmişlerdir. Bazı yöneticilerin, bizim grubu pek fazla 'siyasi' ve akademik' bulmamaları sebebiyle, her Cumartesi saat 13.00'de büroya yakın Hilton Oteli'nde, daha sonra da 15.00'de bizim kullandığımız büroda çalışmalarını sürdürülmüşlerdir.
Daha sonra DSP Genel Başkanı Zeki Sezer'in, 'her iki toplantı olmaz, birisini tercih edin' demesinden sonra, bazı Genel Başkan Yardımcılarının önerdiği ve teşvik ettiği Hilton 'Akademik' toplantıları iptal edilmiş, bitlikte yaptığımız çalışmalar ve toplantılar Zeki Sezer Genel Başkanlıktan ayrıldıktan sonra da sürmüştür.
(Bilgi doğrulaması için iletişim bilgileri:
Zeki Sezer Tel: 0.542.692.57.57, Öncü Uysal Tel:0.532.232.4031)
Buraya kadar anlatılan bilgiler, sürecin başlangıcı ve sürdürülmesi ile ilgili bilgilerdir.
Projenin başlaması ve ilerleyen süreçlerde ki değişiklere ilişkin bilgiler ise şöyledir:
Bir refah devleti olarak ABD'nin bu tür çalışmalar içerisinde olması (1993'lerden sonra), bizim de ülkemiz için benzer çalışmalar içerisinde olmamız fikrini geliştirdi. Arada fark, bizler konuya ve sürece 'Refah Devleti' acısından değil, 'Sosyal Devlet' bakış açısı ile çözüm önerileri üretecek olmamız idi. Ve de öyle yaptık.
Başlangıçta sunulan raporlarda, bilgi notlarında, kamunun ekonomik ve bütçe olanakları gözden geçirildi. Hazırlanacak bu tür sosyal ve siyasal projeler için kamunun yaptığı yardımlar, bütçenin gider kalemlerinden tek tek çıkartıldı.
Toplanan bu harcama kalemleri, ülkenin refah payı, hazırlanan projenin temel giderlerini karşılamada %70'lik bir karşılığa sahip oluyordu. Geri kalan kısımlar ile yılların bütçelerinden karşılanacaktı.
Dolayısı ile Sosyal Devletin gereği, devletin yurttaşlarının asgari bir gelir durumuna sahip olmasını sağlaması gerekiyordu. Bunu da ailenin temel direği olarak, KADIN eliyle yürütmek gerekti.
Dolayısı ile her haneye düzenli olarak bir gelir aktarmak gerek, ailenin kendisini güvende hissetmesi için 'aile sigortası' olarak, bir 'Vatandaşlık Temel Geliri' sağlanması gerekti.
Bütün dünyada olduğu gibi klasik aile yapısı ülkemizde de değişmekte, çok farklı aile yapıları ortaya çıkmaktaydı. Bu durum ise, 2010'lu yıllardan sonra projenin aileye sadece para yardımı yapılarak olayın çözülemeyeceğini gerçeğini ortaya çıkarıyordu.
Bir başka konu ise, gençlerin projenin dışında tutulmaması gerekti. Bu durum siyasi olarak gençlere bir elin uzatılması olduğu kadar, ülkenin gençlerinin geleceklerinin de planlanarak güvence altına alınmasını sağlamak demekti.
O halde, doğan her çocuğun hesabına, doğuşundan itibaren her yıl bir miktar standart para yatırılacak, genç de bunu 18 yaşına gelince dilediği kullanması sağlanacaktı.
2000'li yıllarda bu sadece gençlere bir sosyal devlet güvencesi olarak düşünülse de, 2015'lerden sonra, bu proje de gözden geçirilmiş ve 4+4+4 eğitim sistemine göre, öğrencinin 8 yıldan sonraki öğrenim yaşamının da planlanması gerektiğinin farkına varılmıştır.
Bunu için de, okulların rehberlik bölümlerinin, yerel yönetimlerin ve kamunun sosyal güvenlik ile ilgili birimlerinin de bu proje içinde olmalarının sağlanması yolunda 'PROJE 18 Bir Cumhuriyet Projesi', 2015'lerden sonra yeniden düzenlenmiştir.
Bu kapsamda toplanan paraların 'fon' gibi bir hesapta toplanması yerine, 'İş Bankası' benzeri bir banka kurularak, hem biriken paraları doğru yatırımlarda kullanılması, hem de 18-25 yaş arasında eğitimlerini tamamlamış ve projeleri hazırlanmış gençlerin projelerine finansman kaynağı sağlanması için yol haritası çizilmiştir.
Özellikle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşanan ekonomik krizin, hem kamunun hem de yurttaşların gelir-gider dengesini bozduğundan, sadece ailelere yardım yapılarak sürecin yönetilmesinin gerçekçi olmadığı ortaya çıkmıştır.
Başlangıçta Aile ve Kadına yardım ve koruma eksenli olarak başlayan proje, yine yardımların sürdürülmesini, zaman ile de oluşturulacak program çerçevesinde bu ailelerin istihdama yönlendirilmesini hedeflenmiştir.
Özellikle 2001 yılından sonra, hükümetin uygulamaya koyduğu 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı' ile, kamu sosyal devletten uzaklaşmıştır. Kamunun bu rolü, dolaylı devlet destekli vakıf, dernek ve benzer sosyal organizasyonlara geçmiştir.
Bu süreçte, 1998'lerde hazırlanan projelerin 2005'lerde, 2010'larda ve 2020'lerde yeniden gözden geçirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır.
1995'lerden sonra 'Vatandaşlık Temel Geliri', 'Proje 18 Bir Cumhuriyet Projesi', 'Aile Sigortası', en son olarak da tamamını bir HÜKÜMET, DEVLET projesi haline getiren 'Yurttaşlık Temel Geliri' Projesi, özellikle 2020'lerden sonra daha sıklıkla, dünya ve ülke ekonomik gerçekleri göz önüne alınarak planlanmış ve projelendirilmiştir.
Gerekçeler ise:
1-Dünya ve Ülke ekonomik durumu, projelerin uzun soluklu olabilmesi için, gerçekçi verilere dayanması gerektiğini ortaya çıkarmıştır.
2-Aile, ekonomik, sosyolojik ve kültürel olarak çok hızlı değişim geçirmektedir.
2.a-Bu yüzden Projenin İKİ AYAĞI VARDIR:
I-Aileler için AİLE DAYANIŞMASI
II-Gençler için de, PROJE 18 CCUMHURİYET PROJESİ
3-Bütün bu projelerde ama, YURTTAŞLIK BİLİNÇİ yaratılması ve DEVLETE BAĞLILIK bilinç ve duyarlılığının arttırılmasıdır.
4-Gençlerin, ülkelerine ve kendi geleceklerine güvenlerini arttırmak ve özellikle son yıllarda yaşanan BEYİN GÖÇÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEK hedeflenmektedir.
5-Kamunun/Devletin yapacağı yardımların, günün kısa vadeli sorunlarının çözümü yerine, ya da refah devleti çözüm önerileri olan sorunu pansuman etmenin yerine, sorunu kökten çözecek SOSYAL DEVLET güvencesi ve sürecini Yurttaşların yaşamlarına ve bilinçlerine yerleştirmek hedeflenmektedir.
BENZER OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN PROJE/SUNUM VB İLE YURTTAŞLIK PAYI PROJESİ KAPSAMINDAKİ PROJELERİN FARKI!..
Bu konuda suçlayıcı, inkarcı, yok sayıcı ve görmezlikten gelici bir yaklaşım içinde olunmamıştır. Sadece olayları, bilimsel verileri, süreçleri ve sonuçlarını kronolojik olarak bir sunum yapılmıştır.
1-Bu projeye neden gerek duyulduğu,
2-Bunun için önceleri '7.Ok Düşünce Topluluğu', 2020'den sonra 'Strateji ve Politika Tasarım Merkezi' olarak çalışmalarını sürdüren grubumuzun, 1995'lerden bu yana yaptığı çalışmalar kişi, yer, zaman ve süreçler kaynak gösterilerek sunulmuştur.
3-Özelde CHP için başlatılan ve herkese açık olarak yürütülen bu süreç ve çalışmalar, bir çok kişi, parti ve sivil toplum ile paylaşılmıştır. Ancak, zamanla parti ile iletişim sorunu sayılabilecek süreçler yaşansa da, grubumuz bu çalışmalarını kararlılıkla sürdürmüş ve herkese açık da paylaşmıştır. CHP, DSP/Zeki Sezer vb.
4-O kadar ki, bir takım kurumlarda çalışan kişiler ile de bilginin evrenselliğine inanılarak paylaşılan bu bilgiler, yeniden kişilerce düzenlenmiş, 'PATENT ALMA' noktasına kadar bile götürülmüştür. oysa burada, hiç kimsenin aklına, bu konuda 1995'lerden bu yana yürütülen bu çalışmaların sürekliği ve herkese açık paylaşım ile yapıldığını sorgulamak da gelmiş, sadece sunulan bilgi, rapor ve 'projelerin' siyasi söylemi tercih edilmiştir.
5-Benzer çalışmalar ile bizim grubumuzun yaptığı çalışmaların aynı kapsamda değerlendirilmesi, EMEĞE SAYGILI grup ve siyasi kişilikleri bizlerin yeterince bilgilendirmemenizden kaynakladığı düşüncesindeyiz.
6-Bu proje, bir DEVLET, HÜKÜMET PROJESİDİR. Tek başına ne bir kişi, ne bir bakanlık ya da kuruluşun yapmasının doğru ve yerinde olacağı proje değildir.
Bu konuda, 5 yıldan fazla bir zamanda çalışmış ve proje/rapor hazırlamış kişi/ler ya da kurumlar ile 1995'lerden bu yana çalışmalar yapan grubumuz, her ortamda projemizi savunmaya ve yöneltilecek sorulara yanıt vermeye hazırdır.
………………………………
ÖZEL BİR NOT: 2019 yılında, sayın CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞOLU'nun bir Genel Başkan Yardımcısı aracılığı ile takım lideri olarak şahsıma yapılan çağrı kapsamında, kendisine yerel yönetim seçimleri öncesinde bilgi notları ve raporlar sunulmuştur.
Hatta 2020 yılında da yine kendilerinin talimatları üzerine, YEREL YÖNETİMLER (bir yıllık) MALİ ANALİZ RAPORU Hazırlanarak gönüllü olarak hiç bir maddi beklenti olmaksızın sunulmuştur.
Çok daha önceleri olmasına karşın, bu çalışmalardan sonra, sayın Genel Başkan'a bilgi verme ve rapor sunma olanağımızın olmamasından dolayı da, bir iletişimsiz süreç yaşanmış, yaşanmaktadır.
STRATEJİ ve POLİTİKA TASARIM GRUBU olarak, her ortamda fikir, düşünce ve üretimlerimizi savunmaya, Partimiz CHP ve sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun Tuncay Özkan aracılığı ile çağırıp, hazırlamamızı emrettiği, kendilerinden randevu isteyip hala görüşemediğiz için de sunamadığımız bu çalışmalarımızı kendilerine sunmaya hazır olduğumuz da,
SAYGILARIMIZLA ARZ EDERİZ.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —